Anasayfa / ARKEOLOJİ VE TARİH / Mısır Dendera Tapınağı ve Ampül Yalanı

Mısır Dendera Tapınağı ve Ampül Yalanı

Mısır Dendera tapınağındaki bu işlenmiş görsel (rölyef) niye mısır ampülü olarak hafızalara kazınmıştır ? Sebebi çok basit history vb  kanalların ünlü bilim adamlarını konuşturmasıyla başladı.Bu belgesellerde yalan yanlış ifadelerde bulunan  “Antik Uzaylılar” belgeselidir.

Ünlü teorisyenler ve yorumcular ilk önce kendilerini inandırdı.Daha sonra yapımcı ve kanallara çıkartılıp dünya insanlarını inandırdırlar.Aslında kendileride böyle birşey olmadığını biliyordu, söz konusu maddiyat ise maneviyatlar hiçe sayılır.

Eğer Mısır sanatı ve dini sembolleri hakkında biraz bilginiz varsa bu rolyef çok gizemli değildir.Bu, Mısır mitolojisinde dünyanın yaratılışının bir varyant, farklı biçimce tasviridir.

Mısır inançlarına göre başka herhangi birşey varolmadan önce çok büyük bir hiçlik denizi vardı.
Bu denizden oraya çıkan şeyin bir lotus çiçeği olduğuna inanıyorlardı.Bunun sebebi muhtemelen şudur; Lotus geceleri kapanır ve su altında durur.Sabah yeniden ortaya çıkar ve yeniden çiçek açar.
Yine mısır inançlarına göre Lotus çiçeği ortaya çıktıktan sonra ilk tanrıyı doğurdu.Bu, sıklıkla güneş ile ilişkilendirilen tanrıdır.

(resim3)

Bir başka rolyef’de Tanrı Atum’un Güneş tanrısı Ra ile birleşmesi ve böylece Atum-Re haline gelmesinin ardından yapıldı.(resim3)

Peki cam gibi gözüken fanus neyi sembolize eder ?

Buna bir uzmanın yorumuyla cevap verelim;
“Tanrıların çeşitliliğine rağmen, Mısır’lılar dünyanın kökenini tekil olarak gördüler.Sadece bir tanrı (Atum) yaratılıştan önce var olan farklılaşmış ilkel suların (NUN) engin, sınırsız,insert okyanusu ve sonsuz karanlığında bir hava kabarcığı olarak evrenin ortaya çıkışından sorumluydu.”

Fanusun içindeki yılan neyi sembolize eder ?


Tanrı, aslında bir yılan olarak tasfir edilir.Gördüğünüz kabartmadaki ampül filamentleri değil tam aksine bir yılandır.
Dikkatli bakarsak yılanın gözleri, ağızı olduğu çok net şekilde belli oluyor.Yani yılan onlar için kutsal bir tanrıdır.Bu her eski uygarlık için değişmez bir ezoterik inanç sistemidir.
*******
Detaylarını okumak isterseniz ;

Yılan birçok eski uygarlıklarda karşımıza farklı isimlerle çıkar:
Naga, Nagual, Nacaal, Adder, Djedhi, Amarus, Levites, Ejderha, Ejder, Quetzlcoatl (Kukulkan), Şahmeran, Serpent, Snake, Typoon, Nahaş gibi.

Mısır firavunları Kobrayı başlarında taşırdı. Tevrat’taki Nahaş kelimesi hem yılan, hem sırları bilen anlamına gelirdi. Sümer’de Tanrı Enki’nin sembolü yılandır. Tufanda Utnapiştim’i uyandırıp uyaran yılandır. Zeus ve Maia’nın oğlu ve habercisi Hermes, yılan dolalı bir asa ile düşmanını yenmiştir. Güney Amerika’daki kadim Meksika, Aztek, Toltek, Maya uygarlıklarının gökten gelen tanrıları yılandır.

Mitolojide çok fazla yılan sembolizmi geçmektedir.Bunun için
daha fazla yılan konusuna daha fazla girmeyeceğim.

Nasıl Aydınlatıyorlardı ?

Dendera tapınağındaki ateşten oluşan kurum isleri.

Antik Mısır’da “meşale ateşi” kullanılıyordu.Arkeolog ve piramit uzmanı olan John Romer bir televizyon programında bu soruya itafen şöyle demiştir ; “Kurumla ilgili olarak, 19.yüzyıl gezginlerinden dolayı büyük piramitte kurum vardı.Ama çoğu yıkandı.Piramitlerin çoğunluğu, elbetteki, gün ışığında inşa edildi.Böylece içerinin aydınlatılması sadece üst kısım yerine konulduktan sonra problem olacaktı.Onların kullandıkları lambalar tuz ve yağ içeriyordu, böylelikle alevler çok saf yanar.

Yandaki görmüş olduğunuz bu fotoğraf antik uzaylılar belgeselindeki oksijenin olmadığını ve ateş yakmadıklarının söylemlerini çürütüyor.

 

LOTUS ÇiÇEĞİ ve Detayları

Lotus, aynı zamanda uluslararası ezoterik semboldür. Mısır’daki spiritüel geleneklerin yanı sıra, yeniden doğuş ve şifacılıkta çok kullanılır. Şifacıların yanı sıra, sanatçılar, müzisyenler, spiritüel öğreticiler, rahip ve rahibeler de kullanır.

Önemli bir sembol haline gelmiş ve sanatta çok sevilerek kullanılan lotus, Mısır’dan, Fenike’ye, Mezopotamya ve Persler’e, daha sonraları Grek ve Romalılar’a geçmiştir.

Grek mitolojisinde, “lotus yiyenler” den söz edilmektedir. Homeros, Odysseia IX’da lotus yiyenleri anlatır. Lotophagi, lotophaguses ya da lotophages olarak verilir. Lotus bitkileriyle kaplanmış bir adada yaşayan insanlar yarışıdır. Lotus meyveleri, adada başlıca besindir ve narkotiktir (uyuşturucu). Sakin uyumalarını sağlar. Herodotos, M.Ö. 5. yüzyılda lotus yiyenleri günümüzdeki kıyı Libya olduğundan emindir.

Lotus bitkisinin açılmış çiçekler veya tomurcuklar halinde, çeşitli sanat eserlerinde kullanılması, M.Ö.8. yüzyıldan itibaren çok yaygınlaşır, Roma İmparatorluk dönemi ve Bizans dönemine ait sanat eserlerinde de aynı şekilde kullanılmağa devam eder

Çoğunlukla on iki taç yapraktan oluşan lotus çiçeği kutsal sayılmıştır. On üç yapraklı olanları çok nadir olduğundan, şanssızlık getirdiği düşünülmüştür. Koyu renkli sularda yetişir ve güneş ışığı ile çiçekleri büyür. Çamurlu sularda yetişmekle birlikte lotus bitkisi temizdir. Üzerine en ufak toz parçası geldiğinde hemen yapraklarını sallar ve tozu belli bölgeye doğru iter. Yağmur yağmaya başladığında, yaprağının üzerine düşen yağmur damlalarını, üzerindeki kirli bölgelere aktarmaktadır. Bu konuda çeşitli bilimsel araştırmalar yapılmıştır. Bonn Üniversitesi’nden yapılan açıklamada temizlik gerektiren yaprakların pürüzlü yüzeyleri olduğunu açıklamıştır. En temiz bitki olan lotus bitkisinin üzerinde bir çivi yatağı şeklinde küçük noktalar bulunmaktadır. Bu küçük noktalara arasında sallanan toz zerrecikleri tutunamaz ve en ufak bir yağmur damlasında temizlenir. Bu nedenle, temizliğin (özellikle ruhsal temizliğin) simgesidir.

Hakkında kozmosungizemleri

Sizin İçin Seçtiklerimiz :)

Ekoloji Uzmanı Ellis Silver: İnsanlar Bu Dünya’dan Değil

ABD’li ekoloji uzmanı Ellis Silver, İnsanlar Dünyadan Değildir Kanıtların Bilimsel Değerlendirmesi kitabında pek çok biyolojik …