Anasayfa / ARKEOLOJİ VE TARİH / Maya Uygarlığını Dünyadışı Varlıklar Mı Eğitti ?

Maya Uygarlığını Dünyadışı Varlıklar Mı Eğitti ?

1526’da İspanyol fatih Francisco de Montejo, Meksika Yucatan Yarımadasına geldi ve büyük Maya şehirlerinin çoğunun yıkılmış olduğunu ve toprağın altına girdiğini keşfetti. Şehirleri tasarlayan ve inşa eden usta inşaatçılardan, mühendislerden ve bilim adamlarından birçok nesil ortadan kaldırılmış geride kalan Maya toplumu kan ayinleri ve insan kurbanını uygulayan gruplar halinde gelmişti

Chichen Itza’da El Caracol (Laurent de Walick / CC BY 2.0)

Maya’nın toplumunun gerçek yaşı hala tam olarak öğrenilmiş değil. Dr. Richard Hansen’in Guatemala’daki El Mirador havzasında yaptığı son kazılar, Mayaların 5.000 yıl öncesine kadar M.Ö. 2.600 yıllarda bu bölgede hüküm sürdüklerini ortaya çıkarttı.

Son derece gelişmiş Bilimler

Antik Maya toplumunun astronomi konusunda inanılmaz derecede bilgiye sahip olduklarını ve uzayı gözlemlediklerini biliyoruz.Yetenekli mühendisleri geçmişte milyarlarca yılı ve gelecekte çok ileri tarihleri hesaplayabilen bir matematiğe sahipti. Friar Diego de Landa ortaya çıkartılan tarihi binalarda bulduğu metinleri keşfettiğinde yaşayan insanların bunları kullanmaması için onları yaktı. Antik Mayalar’a ait teknik el kitaplarını ve gezegenimizdeki en gelişmiş kültürlerden birinin tarihini yok etti. Ve merak ettiğimiz çok gelişmiş antik Maya toplumunu tanımamıza engel oldu.

Honduras’taki eski bir Maya kenti olan Copan’da çekilmiş fotoğraf.Eski uygarlıkların binalarda ve Chichen Itza’daki Gözlemevinde kullanmış olabileceği bir dişli sisteminin detaylarını ortaya koyuyor. (Maya Astronot Tanrıları, Erich von Daniken tarafından çekilmiş).

1913’te Carnegie Enstitüsü’nde çalışan Amerikalı bir arkeolog Sylvanas Morley’e, Meksika hükümeti Chichen Itza’daki ana Akropol’de kazı yapmasına izin verdi. Sylvanas Morley yaptığı kazılar sırasında ortaya çıkan bu binalardan birinin, gökyüzünü incelemek için kurulan astronomik bir gözlemevi olduğunu tesbit etti.

Kazı ekibi binayı yeniden onarmaya başladığında, merkezi gözlemevinin gelişmiş bir tasarımla evrene doğru ayarlandığını farkettiler

Kazı ekiplerinin buldukları bu ilginç binayı yeniden yapılandırması sayesinde Mayalar’ın spesifik gezegenlerin hareketini, mevsimlerin başlangıcını, sona ermesini ve diğer astronomik olayları grafikler haline getirmek için bu gözlem evini kullandıkları ortaya çıktı.

Uzay ve Zamanı Gözleme

El Caracol adı verilen gözlemevini, 75 ve 57 metre ölçülerinde (246 x 246 ayak) büyük bir platform üzerine yerleştirmiş, herhangi bir yer hareketine karşı dengeyi sağlamak içinde yeni bir sistem geliştirmişler. Meksika hükümeti platformun içinde ne olduğunu tespit etmek için yüzey delici aletlerin kullanılmasına izin vermemiş.

Çevrede oluşacak suların platform çevresinde birikmesini engellemek için değişik bir drenaj sistemi kullanmışlar. Gözlemevini platforma bağlayan 26 x 30 metre ölçerinde ki (85 x 98 fit) teras, çok gelişmiş mühendislik özelliklerini içeriyor. Terasa çıkan İki merdiveni sizi 18 metrelik (59) yuvarlak bir tabana oturan ve çıkıntılı kornişleri olan Puuc tarzı frizlerle kaplı oldukça karmaşık silindirik yapıya götürür.

Ana görüntüleme alanı olan kule, zeminin yüksekliği seviyesinden 28 metre (92 feet) yüksekte duruyor ve iki büyük, kavisli yuva ile çevreleniyor. Batıya bakan yanı, binanın tabanına sekiz metre (26 feet) inerken, doğuya bakan yanı ise sadece birkaç adım derinliğindedir. Ancak her iki tabanın sabitlenmiş hareketli bir görüntüleme aparatını destekleyecek şekilde tasarlandığına dikkat edilmelidir.

Caracol kulesi halka tonlama ile ayrılmış üç adet konsantrik silindirle sonuçlanan bir dizi ilginç teknolojik ve mimari yeniliği içeriyor. Dış silindir, pusulanın ana noktasına yerleştirilen dört kapıya sahip. Dairesel bir “koridor”, orta silindirden sekiz metre (26 fit) çapta olanı ayırır. İkinci daire, dışarıdakilerle olan ilişkilerde beşli bir sıraya yerleştirilmiş dört kapıya (çapraz olarak beş puan yerleştirilmiş) sahiptir. Birinci oda da tonozlu bir tavan var. Buradan dar ve spiral bir geçişle kulenin en yüksek odasına gidiliyor. Duvarlar sağlam bir merkezi kaide üzerine oturtulmuş.

Bina keşfedildiğinde çok ağır hasar gördüğü ortaya çıkmıştı. Gözlemevinin işleyişini anlamak için sağlam denilebilecek üç arkelog ekibine yeterli bilgiyi vermişti

Maya Astronomik Sistemi Ortaya Çıktı

El Caracol’da keşif sonucu günyüzüne çıkan tünel.

Astronomik gözlemler, tünel boyunca ilerleyen ışığın izlediği açılar incelenerek yapıldı; Uzun dar darbaz deliği oluşturuldu. Dış deliğin sağ kenarıyla iç deliğin sol kenarı arasındaki açının ölçülmesi son derece hassas gözlem olanağı sağladı. Şimdi anladığımız, ilk gözlem diyaframının doğrudan güneye bakmasıdır; Ikinci delik, 21 Mart tarihine göre ayarlanıp hizalanmış. Üçüncüsü doğrudan doğruya batıya doğru, 21 Mart ve 21 Eylül tarihleri arasında güneşin ekinlere yaklaştığı noktaya doğru bakmaktadır.

Kuyruk deliği tam olarak güneşin ekinoks ve gündönümü gözlemleri için konumlandırıldığı yerdeydi.

İkinci deliğin diğer bir bakış açısıda 21 Haziran’daki yaz güneşinin ayarına karşılık geliyor.. Bu ayrıntılar, Maya astronomik sisteminin temelleri; Daha detaylı gözlemlerin dayandığı X ve Y.

Bulmacada ki eksik parça

Mayalar, Venüs’ün, güneş ve ay da dahil olmak üzere diğer gezegenlerin hareketlerini hesaplayabildi mi? Arkeologlar bize bu gözlem ve hesaplamalar için çıplak gözün yeterli olduğuna inanmamızı istesede, bu bulmacanın eksik bir parçası olduğu gerçeğinide göz ardı edemeyiz. Gözlemevinin üst bölümünün ciddi şekilde hasar görmüş olması gökyüzünü izlemek için kullanıldığı düşünülen araçlarında yok olmasına neden olmuştu.

Bilim adamları, Maya astronomi gözleminde güneş, ay ve Venüs’ün kilit faktörler olduğuna ve casuslukların gezegenlerin hareketini izlemek için kullanıldığına karar verdi. (Kaynak: YucatanToday.com)

Gözlemevinin orijinal tasarımı çok işlevli görünüyor ve gelişmiş görüntüleme için izin verilen bir takım mühendislik özelliklerine sahip olduğu anlaşılıyordu. Kule çok aşınmış olduğundan, gözlemevinin çalışma anındaki görünümünü bilmek mümkün değil. Ancak bugüne kadar hiç anlaşılmamış bazı ipuçları var. Teras tasarımında şüphelenilecek şeyin mümkün olup olmadığını ancak bir mühendis belirleyebilir.

Arkeolog gurubu Maya yapım teknikleri konusunda ve garip yuvaların işlevi hakkında bilgi vermesi için adli mühendis Jim O’Kon’u davet etti

Geliştirilmiş görüntüleme için mekanik ve optik

Dış terasa, kulenin eğriliğini takip eden ve görüntüleme mekanizmasını destekleyen iki yuva (çukurlar) tasarlanmıştı, Batıya bakan yarık yaklaşık sekiz metre derinliğinde olduğu için gezegenlerin hareketi ile hareket eden artikülasyonlu bir cephe barındırabilirdi. Daha küçük doğu yuvası, yaklaşık 2.5 metre (8 ayak) derinlikte ve menzili sınırlı harekete sahipti.Mühendis Jim O’Kon Mayalar’ın bu yuvaları bir görüntüleme aparatı olarak tasarladıklarını hareketli bir cepheyi ve sabit optiği destekleyecek şekilde inşa ettiklerini açıkladı. Bu dış yapı, bir operatörün yukarı veya aşağı hareket ettirebilmesi için her yarığın altına manuel olarak yerleştirilmişti.

Gözlemevinin bu hava fotoğrafı, Doğu/Batı cephesini destekleyen kavisli yuvaları gösteriyor.

O’Kon, Maya’nın tekerleği (tekerleklerle açılan çok sayıda oyuncakla kanıtlandı) geliştirdiğine inanıyor ve geliştirilen bu mekanik veya dişli takımı, cihazın dikey ve yatay hareket etmesine imkân tanıdığını iddia ediyordu.; Bu mekanik ve dişli takımı bir nevi asansör işlevi görüyor, gökyüzünün gündüz veya akşam gözlemini sağlıyordu

Cephe hareketini destekleyen ve yuvalara, iç cephe kaplamalarına ve döşemeye uyumlui eşsiz bir mühendislik özelliğine sahip bir palet sistemi olduğu O’Kon tarafından ortaya çıkartıldı.Tabanlar hareketli aparata yerleştirildi ve hareketli aparat terasta elle çalıştırıldı. Aparatın çalışmasıyla batı duvarı içine yerleştirilmiş bir kapı açılarak içeriye giriş yapılması sağlandı

Romalıların, Roma’daki devasa Kolezyum’da platformları yükseltmek ve indirmek için benzer kaldırma sistemleri kullandıklarını biliyoruz . Bu asansörler, gladyatörleri ve hatta vahşi hayvanları ana amfitiyatroya taşınmak üzere tasarlandı.

Gözlemevindeki muazzam görüntüleme cephelerinde aynı asansör tipinin kullanılmış olması muhtemel.

Göksel Hareketler İçin Lensler

Gökyüzü hareketlerini görüntülemek için belirli optiklerin kullanılması gerekiyor. Objektif bir şekilde kesilerek parlatılmış aygıtlarla gökyüzünün tam anlamıyla incelenmesi mümkün değil. İnanılmaz derecede astroloji bilgisine sahp olan Mayaların gökyüzünü incelemek nasıl bir optik kullandıkları ise bilinmiyor

En bilinen bilinen lensler eski Asuriye’de (Irak ve Suriye’de) ve Mısır’da bulundu ve yaklaşık M.Ö. 750. Bu erken lensler optimum netlik için kristalden şekillendirilmiş ve cilalanmıştı. Optik bilimi daha sonraları tasarlandı. Orta Çağ’a kadar geçen zamanda modern objektif izine rastlanmadı.

Londra’daki British Museum’da bulunan cam kafatasının yakın çekim görüntüsü.

Orta Amerika’da hiçbir mercek keşfedilmemiş olmasına rağmen insan kafataslarının en sofistike kristal oymalarının ortaya çıkması garip. Bu kafataların en dikkat çeken kısmı, her biri modern işçilikte bulunan kesin hassasiyetle zımparalanmış ve cilalanmış Mitchel-Hedges, Aztec ve Maya kafataslarıdır. Optikler bulunana kadar sadece Maya’nın gökyüzünü incelediği düşünebiliriz.

El Caracol, Maya gözlemevinin dünyada bir benzeri yok. Mayaların yaptığı tasarımın dünyanın herhangi bir yerinde çoğaltılması mümkün değil. Ve daha önceki satırlarımızda belirttiğimiz gibi Mayaların astroloji konusunda yaptıkları bir öğretim aracı olduğu görülmektedir. El Caracol, Maya gözlemevinin yaşı büyük olduğundan, çalışması, işlevi ve Mayalar’ın evreni tararken keşfettikleri sırrını korumaya devam ediyor. Bu sırlarda yığınla soruyu gündeme getiriyor.

Arkeologlar Mayalar’ın eski tarihini ortaya çıkarmaya devam ettikçe, sonraki kodekslerin veya kutsal astronomi kitaplarının ortaya çıkmasını bekleyebiliriz.

 

 

 

Kaynak :
https://www.ancient-origins.net/ancient-places-americas/advanced-engineering-discovered-maya-observatory-chichen-itza-008124

Bu yazıya puan ver

0

User Rating: 5 ( 1 votes)

Hakkında Halil Can Özdemir

2006 yılından bu yana web bilişim sektöründeyim.Bir şirkette özel güvenlik olarak çalışmaktayım.Birçok kişilerin gelişimine yardımcı oldum.Halen öğrenmeye ve öğretmeye devam ediyorum.Aktif olarak e-ticaret - video/montaj,web tasarım ve makale yazıyorum.

Sizin İçin Seçtiklerimiz :)

İnka’ların Saklı Şehri: Machu Picchu

Peru’da And Dağlarının yükseklerinde, keskin bir sırtta, 2360 metrede, dünyanın en göz alıcı kentlerinden birinin …