Anasayfa / Metafizik / Psişik İstihbarat Türkiye ve Dünyanın İlk Hipnoz Okulu

Psişik İstihbarat Türkiye ve Dünyanın İlk Hipnoz Okulu

Dünya’mızda ve bir çok alanda bizim bilmediğimiz paranormal ve psişik olaylar gerçekleşiyor.Bunların bir çoğunu önemsemiyoruz,ama inanmadığımız için değil belkide,göremediğimiz için önemsemiyor olabiliriz.Her ne kadar göremesekte bu alanda bir çok insanlar bu konuyu biliyor ve araştırıyorlar.Bizde paranormal psişik ile ilgili “Psişik İstihbarat Türkiye ve Dünyanın İlk Hipnoz Okulu” Yazısını kaleme Aldık.Keyifli Okumalar .. 🙂

 

Psişik istihbarat’ın gizemli dünyası ve cinlerle terörist kovalama operasyonları yapıldı mı ?

KGB ve MOSSAD‘ın ilk kez önemini keşfedip büyük bütçeler ayırdığı, cia‘nın da 1950’lerden itibaren büyük önem verdiği hipnotizma operasyonları Türkiye’de hangi güvenlik birimleri tarafından nasıl uygulandı ?
İşte ; bir güvenlik bürokratının dudak ısırtacak “cinlerle terörist avlama operasyonu.”

İşte Tüm Ayrıntılar:
Fizik ötesi olaylarla ilgilenen,bunu yaparken ruh’u insan psikolojisini’nin ötesindeki olayları inceleyen bilim dalıdır.
Bir başka ifadeyle parapiskoloji ;Bizdeki mahalle aralarında bulunan muskacı ve cincilerin yapmaya çalıştıkları işin,akademik,teknik,düzeyde uyarlanmış ve bilim adamları tarafından incelenmesidir.ABD ve Avrupa’daki üniversitelerde parapiskolojinin bilimsel kürsüleri bile var.Örneğin; Almanya’da ki Humboldt Üniversitesindeki bölüm.İngilteredeki Brirish School Of Hypnossis,yani Hipnoz Okulu.Buralarda yetenekli insanlar incelenir ve bilgileri ölçülür.Sonrasında da bu kişilerin nerelerde kullanılacağına karar verilir.Medyumlar da bu çalışmalrında yer alır.Türkiye’de ne bu türden üniversite açılmış ne de araştırmaları yapılmamıştır.

Evet konumuz Psişik İstihbarat..

 

Dünyanın İlk Hipnoz Okulu Nerede Açılmıştır ?

Dünyada ilk hipnoz okulunu 1920’lerde viladamir iliç uliyanov Lenin Açmış.KGB için büyük Bolşevik ihtihali’nin liderlerinden olan Lenin ,bu okulu rejim muhaliflerine karşı ‘istihbarat’ ,güvenlik ve psikolojik işkence amaçlı kullanılmıştır.O yıllarda zate Avrupa’da ve Amerika’da bir medyumluk modası başlamıştı.Öbür dünyadaki ruhlarla konuşup onlardan bilgi almak büyük merak konusuydu.Bu arada medyumların sahteleride türemişti.İnsanların bu zaafından yararlanıyordu.Bu olayların ardından parapsikoloji ortaya çıktı.1930’da Prof. Dr. Joseph Rhine Duke Üniversitesine gelip çalışmala başladı.Bİnlerce öğrencinin arasından 3 tane yetenekli genç buldu ve geleceği bilme deneyleri yaptı.Daha sonra kendisine Zenner Kartlarını bulan Doktor Zenner katıldı.1943 yılına geldiğinde sonuçları açıkladığında Ruh’un gücü olduğunu ve maddeye etki edebileceğini ileri sürdü.Rapor bilim dünyasında sert tartışmalara neden oldu.O sıralarda 2.Dünya savaşı vardı.Önemli olan Amerika ve Avrupa’nın Almanya ile Japonya’yı yenip savaşı kazanmalarıydı.Savaş bittikten sonra Amerikan Devleti bu konuya önem verdi.CIA gizli deneylere başladı.Binlerce kobay insan kullanıldı.Sonuçta parapsikoloji bilim dünyasında 1960 yılında kabul edildi.Üniversitelerde kürsüleri kuruldu.Bugünlere geldi ve hala da devam ediliyor.

Rusya’daki Çalışmalar

Sovyetler Birliği’nin Nobel ödüllü büyük bilim adamı ve yazarlarından Aleksandır Soljenitsin,sürgün yeri Gulag takım adalarında,hipnoz yöntemlerini kullanan KGB ajanlarınca sorgulanmıştı.Rejim Muhalifi muamelisine tabi tutulan Soljenitsin,Gulag takım adaları adlı eserinde hipnoz okulunu ve KGB ajanlarının tekniklerini ayrıntılarıyla anlatmış.Soljenitsin’e göre KGB ajanları, insankarı hipnoz yöntemiyle sorgulamışlar ve tatmin edici sonuçlar da almışlar.

ABD’de Rusya’dan tam 50 yıl kadar sonra parapsikolojiyi “istihbarat” çalışmalarında kullanmayı akıl edebilmiştir.Ruslar 1900’lerin başlarından bu yana, Yahudiler ise devlet sahibi olduktan ,yani 1940’lı yılların sonlarından itibaren psişik istihbarata büyük önem vermişlerdir.

Peki ya Türkiye’de ?

Bizim üniversitelerimiz,insanların kafalarının içiyle,bilimsel aktivitesiyle ilgilenmek yerine kafasının dışıyla,ideolojik saplantılar ve ön yargılarla,yasakçılıkla zaman kaybettiklerinden olacak ki ,bugüne halen parapsikoloji kürsüsü kurmayı akıl edememiş durumdalar.

Rus İç İstihbarat Örgütü’nün 12 Milyon Rublelik Bütçesi Zihin Kontrol Operasyonları İçin Ayırıldı

“Mançurya Kobayı” olarak popülerlik kazanan “zihin kontrol operasyonları” da “hipnoz ve parapsikoloji”nin ileri adımları olarak cıa ,mossad ve diğer büyük istihbarat örgütlerinin büyük bütçeler ayırdıkları konuların başında geliyor bugün.Birkaç güncel rakam verelim.İnternational Herald Tribune’e göre; Rusya iç istihbarat örgütü FSB, Parapsikolojik yöntemlerle istihbarat elde edebilmek için 12 milyon ruble bütçe ayırmışRuslar soğuk savaş  döneminde bu işe çok önem vermişler ve Orta Asya’daki Türk Cumhuriyetlerini gezerek Cinci Hocaları toplamışlardır.Bu kişileri Moskova’ya götürerek,gizli bilgileri veya Rusya daki Amerikan Ajanlarının tespitini işinde kullandırlar.Başarılı olup olmadıkları onların arşivlerinde durmaktadır.

Rusların rakibi CIA’de boş durmamış ve medyumlara önemli bilgiler vermeleri karşılığında 5,5 milyon dolar ödeme yapmaktadır.The Washhington Post’a göre CİA,her yıl medyumlara bu parayı öderken acaba paranın karşılığınıda alabiliyor mu ? Almıyor mu ? Bunlarda sorular arasında..

Türkiye Tedbir Alıyor Mu ?

Peki bizim istihbarat güvenlik güçlerimiz birimlerimiz ne yapıyor ? Bu işin öneminin farkındalar mı ? Güvenlik birimlerimizin bu konuya 1970’li yıllarından itibaren ilgi duymaya başladıklarını ve çalışmaların biriysel çabalarla gündeme geldiğini belirtelim.Ancak bireysek çabaların kurumsallaşıp kurumsallaşmadığını bilemiyoruz şimdilik.Çok sayıda cin’i kontrol etme yetisine sahip olan N.adlı bir devlet görevlisi,12 mart ve 12 eylül dönemlerinde istihbarat ve terörle mücadele aracı olarak bu yeteneğinden çok faydalanmış.Yönlendirdiği cin’leri vasıtasıyla birçok kanlı katil’in terörist’inve rejim düşmanının yerlerini tespit edip imha edilmelerini sağlamıştır.Bİzzat anlatanların yalancısıyım; Güvenlik güçlerinin bir türlü ele geçiremediği  birçok azılı terörist  cin’lerden yardım alan bu üstün yetenekli “devlet görevlisi”nin çabalarıyla ele geçirilebilmiş.Bu üstün meziyetlere sahip devlet görevlisi,bireysel çabalarla yetinmeyip kendisi gibi cin’lerle irtibat kurabilecek ruh yapısına sahip güvenlik görevlisi bir kaç meslektaşının daha bulup buluşturup bir amsa etrafında toplamış.Voltran’ıoluşturalım dercesine o arkadaşlarıyla  “güç birliği” yapıp eli kanlı bebek katillerinin perşinde istihbaratçı cinlerini salıvermiş ve başarılı sonuçlar almış.Bu bireysel çabalar,çalışmalar sonrasından kurumsallaşmış mı orası bilinmiyor.Gün gelir devletin gizli arşivleri açıklanırsa,parapsikolojik yöntemlerin kurumsal bazda da kullanılıp kullanılmadığı ortaya çıkar.

Genelkurmay , Gelişmeleri Yakından İzliyor

Umarız,yukarıda sözünü ettiğimiz devlet görevlisi’nin çabaları bireysel bazda kalmamıştır.Çünkü; İleri görüşlü güvenlik bürokratlarımız bu konuyu ciddi biçimde parmak basmışlar vakti zamanında.
Emekli Kurmay Albay Baha Kadıoğlu,Silahlı Kuvvetler Dergisi‘nde yayınlanan bir bir makalesinde bu silahlarla ilgili neler söylemiş: ” Türkiye 1970’li yıllar içinde beyin kontrol yöntemlerinin harp şeklinde uygulandığı ve bunun korkunç kabusunun yaşandığı ülke olmuştur.Bu görünmez harbin gelecek yıllarda da devam edecektir.Yalnızca fiziki tedbirle önlenmesi mümkün görülmemektedir.Alınacak tedbirlerin öğrenmek için en kısa zamanda parapsikolojik çalışmalara girmek mecburiyetindeyiz.”

Üniversitelerimizin birkaç akademisyen dışında bu konuya duyarsız olduklarını ifade etmiştik.Yüksek öğretim kurumlarımızın açığını sivil toplum örgütleri kapatıyor.14-15 Mayıs 2005 tarihleri arasında Lütfü Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı’nda 1.Uluslar Arası Parapsikoloji Konferansı düzenledi.
Mesela; Duyu dışı algılamalar,Ölüm ve Ötesi ve Enerji Çalışmaları ana konu başlıklarıydı bu konfransın.Doğa üstü olaylara bilim ışığında cevaplar arayan organizasyonun ev sahibi ,BİLYAY Vakfı’nın başkanı Tarık Işıkdal’ın szleri kayda değerdi.”Parapsikoloji konusunda şu anda Türkiye’deki akedemilerde geçmişte yapılmış birkaç çalışmanın dışında pek kayda değer bir çalışma yok.Çalışmalar genellikle vakıf,dernek bünyesinde sürdürülmüş.Umuyoruz ki bu konferanstan sonra daha geniş çapta,daha olgun bir vaziyette yurdumuza yayılır.”

Düşüncelerinizi yorumda belirtebilirsiniz, sevgilerle .. 🙂

 

Bu yazıya puan ver

0

User Rating: 5 ( 1 votes)

Hakkında kozmosungizemleri

Sizin İçin Seçtiklerimiz :)

Ünlü Bilim İnsanlarının Orb’lar Hakkında Açıklamaları

Ünlü Bilim İnsanlarının Orb’lar Hakkında Açıklamaları NASA’da görevli bilim insanlarından Prof Klaus Heinemann, fotoğraflardaki paranormal …