Anasayfa / GENEL / Henry Ford Hayatım ve Hayvancılık Soykırımı

Henry Ford Hayatım ve Hayvancılık Soykırımı

“Hayatım ve İşim” adlı otobiyografisinde (1922) Ford montaj hattı üretimi ilhâmını genç bir adamken Chicago’daki bir mezbahayı ziyareti
sırasında edindiğini yazar: “Sanırım bu gördüğüm kayışlar hareket eden ilk kayışlardı. Montaj hattı fikri Chicago’daki mezbahadan geldi “. Swift and Company yayın evi o dönemlerde iş bölümünün Ford’u çok etkilediğini yazıyordu: “öldürülen hayvanlar, hareket eden zincirden baş aşağı asılıyordu, bu zincir ya da konveyör işçiden işçiye geçiyor ve işçilerin her biri süreç içinde sadece tek bir işlem gerçekleştiriyordu”. Hayvanların endüstriyel şekilde öldürülmesiyle insanların montaj hattı tarzda kitlesel şekilde öldürülmesi arasında sadece tek bir adım vardı. J. M. Coetzee’nin “Hayvanların Hayatları” (Türkçe’de henüz yok diye biliyorum) adlı romanında anlatıcı Elizabeth Costello okurlara şöyle söyler: “Chicago yolu gösterdi bize; Naziler cesetleri işlemeyi Chicago mezbahalarından öğrendiler”.Bir çok insan mezbahanın Amerikan endüstrisindeki merkezî rolünün farkında değildir. James Barrett, 1900’lü yılların başında Chicago’da bulunan büyük mezbaha işçileri hakkında yazdığı çalışmasında şöyle söylüyor : “tarihçiler “seri üretim öncüleri “adını bu işçilerden çaldılar; çünkü bugün rasyonalize çalışma organizasyonunu sembolize eden montaj hattı tekniğini geliştiren Henry Ford değil, Gustavus Swift ve Philip Armour’du” .İşçilerin Chicago’da hayvanları öldürüp parçalara ayırmasından çok etkilenen Henry Ford Avrupa’da insanların öldürülmesine kendi eşsiz katkısını da yapmış oldu. Almanların Yahudileri öldürmek için kullandığı montaj hattını geliştirmekle kalmadı, Holokost’un meydana gelmesine katkı sağlayan iğrenç bir Anti-Semitik kampanya da başlattı. 1920’li yılların başında Ford’un haftalık gazetesi “The Dearborn Independent “, Avrupa’nın her bir  yanında elden ele dolaşan , Anti-semitik içerikli, “Siyon Liderlerinin Protokelleri” adlı metne dayalı yazılar yayımladı. Ford “Uluslararası Yahudi” adında bir kitap bastırdı, içinde bir çok Avrupa diline tercüme edilmiş, çoğunlukla Anti-semitikler
tarafından yazılmış yazılar vardı. Bu yazılar içerisinde en önemli yazarlardan biri Alman yayıncı Theodor Fritsch’di, Hitler’i ilk destekleyenlerden birisiydi Fritsch. İyi finanse edilmiş bir kampanya ve Ford ismi prestijiyle” Uluslararası Yahudi “ hem yurt
içinde hem de yurt dışında büyük başarı yakaladı.
“Uluslararası Yahudi” en iyi Almanya’da başarlı oldu, kitap orada “Ebedi Yahudi” adıyla biliniyordu. Ford, Almanya’da çok popülerdi. Otobiyografisi satışa çıktığında ülkede en çok satan kitaplarda anında bir numaraya oturmuştu. 1920’lerin başında “Edebi Yahudi” Alman anti-semitizminin kutsal kitabı haline geldi, 1920 ve 1922 yılları arasında altı kez yeniden basıldı. Ford’un kitabı Münih’te Hitler’in dikkatini çektikten sonra Hitler kitabın kısaltılmış bir versiyonunu Almanya’daki Yahudilere karşı kullanmak üzere Nazi propaganda savaşına dahil etti. 1923 yılında Chicago Tribune muhabiri Hitler’in Münih’teki organizasyonunun “Ford’un kitabını arabalar dolusu dağıttığını” yazıyordu. Aristokratik bir Alman babanın ve Amerikalı annenin oğlu ve Hitler Gençlik Hareketi’nin lideri olan Baldur von Schriach , savaş sonrası Nuremberg savaş suçları mahkemesinde 17 yaşında “Ebedi Yahudi” kitabını okududuktan sonra tutkulu bir anti-semitist olduğunu söyledi. “Bu kitabın Alman gençliğinin düşüncelerine nasıl etki ettiğini hayatta tahmin edemezsiniz. Genç kuşaklar başarı ve zenginlik sembolü olan Henry Ford gibilere gıptayla bakıyordu . Ford eğer Yahudiler suçludur diyorsa biz de doğal olarak ona inanıyorduk”. Hitler, Ford’a yoldaşı gibi davrandı ve Münih’teki ofisinde duvara onun gerçek boyutlara uygun bir portresini yerleştirdi. 1923 yılında Hitler Ford’un ABD’de başkan olabileceğini duyunca Amerikalı bir gazeteciye şöyle söyledi: “ Keşke bazı şok taburlarımı Chicago’ya ve diğer büyük Amerikan şehirlerine göndersem ve ona seçimleri kazanması için yardımcı olsalar. Biz Henry Ford’a Amerika’da giderek büyüyen Faşist hareketin lideri gözüyle bakıyoruz. Onun Yahudi karşıtı yazılarını tercüme ettirdik. Almanya’da milyonlarca satıyor”. Hitler, Ford’u “Kavgam” adlı eserinde övmüştür, tek Amerikalı isim Ford’dur. 1931’de Detroit News muhabiri Hitler’e duvarındaki Ford portresinin kendisine ne ifade ettiğini sorunca Hitler şu cevabı verdi: “ Henry Ford benim ilhâm kaynağımdır”. Ford “Dearborn Independent” gazetesini 1927’de kapattı ve “Uluslararası Yahudi” kitabını piyasalardan çekmeyi kabul etti, ama “Uluslararası Yahudi” Avrupa ve Latin Amerika’da satmaya devam etti. Nazi Almanya’sında da “Ebedi Yahudi”’nin etkisi hem güçlüydü hem de sürüp gidiyordu, Alman anti- semitikler 1930’lu yıllar boyunca kitabın reklâmını yapıp dağıtmaya devam ettiler, kapağında çoğu kez Hitler ve Ford’un isimleri yanyana basılıyordu. 1933’ün sonu gelmedenFritsch kitabı 29 kez bastı, her bir basımda önsözde Ford’un Amerika’ya ve dünyaya Yahudilere yönelik saldırıları sebebiyle
teşekkür ettiği görülüyordu. 1938 yılında 75 doğum yılı münasebetiyle Amerika’da hayvanların verimli bir şekilde öldürülmesine ve vücutlarının parçalara ayrılmasına büyük hayranlık duyan Henry Ford, Alman Kartalı’nınLiyâkat Nişanı’nı kabul etti, bu nişan Nazi
Almanya’sının bir yabancıya verebileceği en büyük hediyeydi (Mussolini bu nişanı alan 3 kişiden biriydi). 7 Ocak 1942’de, Japonların Pearl Harbor saldırısından tam bir ay sonra Ford, ırkçılık karşıtı çalışmalar yapan Anti-Defamation League’in başkanı Sigmund Livingston’a bir mektup yazarak Yahudilere ya da diğer ırklara ya da dini gruplara yönelik nefreti kınadığını açıkladı. O anda Doğu’daki Einsatzgruppen (Alman mobil öldürme timleri) çoktan yüz binlerce Yahudi kadını, erkeği çocuğu öldürmüştü, ve Kulmhof (Chelmno)’taki ilk Alman
imha kampı kurulmuştu bile.
Hayvancılıktan Soykırıma
Nazi Almanya’sının Nihai Çözüm’üne bir diğer Amerikan katkısı- ırk ıslahı/öjenik- yine hayvan sömürüsü sonucunda ortaya çıkmıştır. Evcil
hayvanların üretilmesi- en arzu edilen özellikleri taşıyan hayvanların üremesini sağlarken diğerlerinin hadım edilmesi ya da öldürülmesi- kendi nüfuslarını ileri düzeylere taşımak isteyen Amerikalı ve Alman ırk ıslahı gayretleri için bir model halini almıştı. Amerika zorunlu kısırlaştırmada ilk sıradaydı ama Nazi Almanyası arayı hemen kapadı, ardından ötenazi cinayetleri ve soykırım şeklinde yoluna
devam etti. İnsan nüfusunun kalıtsal niteliklerini geliştirme arzusunun başlangıcı Charles Darwin’in kuzeni İngiliz bilim adamı Francis Galton’a dayanıyor, 1860’lı yıllarda Galton meteorlojiden kalıtım çalışmalarına yöneldi ve 1881 yılında ırk ıslahı/öjeni terimi ilkkez kullandı. 19 Yüzyılın sonuna kadar katı genetil örüntülere dayalı kalıtım görüşüne dayalı varsayımlarla oluşturulan genetik kuramlar bilimsel
düşünceyi hakimiyeti altına almıştı. Amerika’daki ırk ıslahı hareketi 1903 yılında ABA’nın (Amerikan Üreme Birliği) kurulmasıyla başladı.
ABA’nın 1905’teki ikinci toplantısında hayvanların ve bitkilerin selektif üretimi konusunda elde edilen büyük başarı konusunda ortaya konan bir dizi rapor , delegelerin aynı metodların neden insanlara da uygulanamayacağı konusunu sorgulamaya itti. 1906’da 3 ABA toplantısında “İnsan Irkı Islahı” ile ilgili bir komitenin kurulmasıyla beraber Amerika’daki ırk ıslahı hareketi de başlamış oldu.Hareketin lideri , kümes hayvanları araştırmacısı Charles B. Davenport’du. Davenport, New York’taki “Irk Islahı Kayıt Ofisi “(ERO)’da yöneticiydi. Davenport ırk ıslahını “daha iyi üreme aracılığı ile insan ırkının geliştirilmesi bilimi “ olarak tanımlıyordu, bir kadının bir gün bir erkeği artık
biyolojik-soy tarihini bilmeden kabul etmeyeceğini düşünüyordu, aynen büyükbaş hayvan yetiştiricisi olan birisinin cinsini bilmeden buzağı almaması gibi. Davenport “tarihteki en ilerici devrimin, insan eşleşmelerinin at yetiştiriciliğinin daha üstünde bir yere çıkarılması halinde başarılabileceğini “ düşünüyordu. Kısırlaştırma Amerika’da 1887’de başladı, Cincinnatti Sanatoryumu müfettişi suçluların kısırlaştırılmasını önerdi, bu hem bir cezaydı, hem de gelecek suçların önlenmesi amacı taşıyordu. Yetkililer erkek suçlulara çiftçilerin üremesini istemedikleri hayvanlara yaptıkları şeyin aynısını yapıyordu: hadım ediyordu. Hadım 1899 yılına dek, vasektominin daha pratik olduğu gerekçesiyle kabul edildiği tarihe dek tercih edilen metoddu.

Bu yazıya puan ver

0

User Rating: Be the first one !

Hakkında Halil Can Özdemir

2006 yılından bu yana web bilişim sektöründeyim.Bir şirkette özel güvenlik olarak çalışmaktayım.Birçok kişilerin gelişimine yardımcı oldum.Halen öğrenmeye ve öğretmeye devam ediyorum.Aktif olarak e-ticaret - video/montaj,web tasarım ve makale yazıyorum.

Sizin İçin Seçtiklerimiz :)

Eski Medeniyetlerde 5 Farklı Kurban Ritüeli

Tanrılar ya da bir inanç uğruna canlıların kurban edilmesi geleneğinin kökeni binlerce yıl öncesine dayanıyor. …